Fiyortlar ve Norveç :Geleneksel gemi gezimiz

Artık geleneksel hale gelmiş olan gemi gezimizde bu yılki rotamız Fiyortar yani Norveç’ti.

10 kişilik kalabalık aile topluluğumuzun en küçüğü tabiki Emir’de ekipte yer aldı.Gemimiz yine MSC filosunda yer alan Orchestra isimli gemiydi.Daha önce yolculuk yaptığımız Magnifica ve Preziosa kadar büyük,yen, ve etkileyici olmasa da büyük salonları ile göz kamaştırıyordu.

Tur operatörlerinin son Fiyortlar turuna denk gelen 29 Ağustos turumuzun başlangıç tarihiydi.Türkiye’deki en soğuk il bile 30 derece iken biz gündüz 9-15 gece 2-6 derece aralığında bulunan bir coğrafyaya gidiyorduk.

Yolculuğumuz İstanbul Atatürk havalimanından başlayıp,Hamburg havaalanı,ordan karayolu ile Kiel’e transfer şeklinde gerçekleşiyordu.

Rotamız ise

1.gün     Kiel(Almanya)

2.gün     Denizde seyir

3.gün     Bergen(Norveç)

4.gün      Flam(Norveç)

5.gün       Stravarenger(Norveç)

6.gün       Denizde seyir

7.gün        Kiel

 

Durucağımız limanların küçük (hatta bazılarının yerleşimi 50 kişi)olsa bile  Bergen ve Stravarenger gibi Norveç için büyük şehirler olması güzeldi.Oslo’yu görememekte bir o kadar kötüydü.Daha çok doğa tabiat görmek üzere yaptığımız geziyi aynı şekilde karadan yapmakta mümkündü.Kara turu daha ekonomik,daha hızlı olmasına rağmen Geminin konforu,bir kez yerleşip bir hafta bavul toplamamak ve tabiki doğa harikası fiyortlara devasa cruise gemileri ile girmek gemi turlarının artı tarafıydı.

Norveç  düzenli şehirleri,zenginliği,sevimli insanları ve tertemiz havası ile dünyada birçok insanın yerleşmek istediği ülke.Ülkede petrol bulunması ile milli gelir 50000 dolara fırlamış.Zenginler ve kültürlüler.Somon balığı başlıca yiyecekleri ama keçi ve kuzu koyun da ülkede çok yaygın yetiştiriliyor.Hava genelde yağmurlu,kışın ise heryer kar buz.Fakat Norveçliler bununla yaşamayı o kadar iyi öğrenmişler ki yağmur da olsa kar da olsa anlaşılan moraller yüksek ve ülkede yaşam asla aksamıyor.

Şehir dışlarında ise heryer fiyort,dağ,şelale dolu.Abartmıyorum 1000’e yakın şelale gördüğüme ve bir o kadar da mevsim yaz olduğu için kurumuş izi kalmış şelale olduğuna yemin edebilirim.İp gibi incecik ama 100 metreden gelenden tutun,150 metreden gürül gürül gelen yakınında konuşmaların duyulamadığına kadar her çeşit bulunmakta.

ilk gün denizde seyir etmemiz bize iyi geldi.Kastamonu’dan başlayan yorucu yolculuktan sonra turun yoğun programı öncesi bir gün dinlenmek iyiydi.Hava 10-15 derece havuzlar 26 derece olsa bile havuzlara giren yok denecek kadar azdı.Diğer gemi rotalarındaki güneşlenen insanlar yerini güverte montları ile manzara izleten insanlara bırakmıştı.36 derecelik sıcak jakuziler ise bize buz gibi havada devasa dağlar arasında su da keyif yapma ayrıcalığını yaşattı.Kendimi İzlanda’da bulunan termal havuzlarda gibi hissettim.

2.gün Bergen

Bergen Norveç’in 2.büyük kenti.Liman kenti,düzenli,temiz ve beyaz ağırlıklı şehri.2 tane limanı var,biri şehre çok yakın diğeri ise şehir dışında.Bergen’in en büyük özelliği yağmurun hiç eksik olmaması.Yılda m2 ye 2250mm yağış varmış ve sadece (ortalama)20 gün yağış olmazmış.Merak ettiyseniz biz şanslıyız tüm gezi boyunca hiç yağmura denk gelmedik denizde geçen son gün dışında:)Begren’de de hava günlük güneşlik sayılırdı.Şunu yeri gelmişken belirtiyim ,Meksika körfezinden gelen gulfstream akıntısı sebebiyle Norveç beklenilen kadar soğuk olmuyor.

Bergen hemen güneyindeki Hardanger fiyordu ile biraz kuzeyindeki Sogne fiyordu arasında bulunuyor . Yani Norveç’in en büyük iki fiyordunun arasında .

Başlıca yemek balık önceliği somon balığı dedik.Bergen’in merkezinde bulunan turistik Fish market bence en güzel yeri.Limanın hemen önünde bulunuyor.Fiyatlar ise tam anlamıyla ateş pahası.Bizde Carfeurre’dan kilosu 35 tl olan somon balığı,bir parçası 38 euro(.130 tl)siz gerisini düşünün.Bir yarım şişe su 5 euro.Norveç’liler herkesi kendileri gibi petrol zengini farz ediyorlar…

Floyan tepesi ve çıkmaya yarayan funiküler daha önce kullandığım funiküler arasında en büyük ve güzeliydi.Manzara ise Tüm bergen’i ve limanları kapsayan güzel bir manzara.Fotoğraf için seyir alanları oluşturulması ise daha da güzeldi.Sıra çok olması ise kötü yanı ama malesef yapacak bişey yok bekliyorsunuz.

Bergen tarihi 1300 lere kadar giden eski bir şehir.Bizim İstanbul gibi tarihte defalarca büyük yangınlar yaşamış ve sonunda ahşap ev yapma yasağı gelmiş.Bryggen dene bölge Bergen’in en orjinal kısmı çünkü eski ahşap bergen evleri burda.Burda evlerin tam ortasında bir kuyu var.İçmek için değil,yangın çıkarsa yangını söndürmek için yapmışlar.Evlerin ve mahallenin atmosferinden eski Norveç yaşamını hissediyorsunuz.

Alışveriş pahalı olsa bile Kuzey ülkelerinde olan orjinal ‘dale of norway’ yazılı yünlü kazaklardan alınabilir çünkü başka yerde görmedim ben.Birde 3 lü 36 euroa ya satılan,Balina-ren geyiği-geyik  sucukları orjinal fish markette bulunuyor.Bu arada sayın hocam Arkutbay’dan öğrendiğim bir akşam yemegi 120 euro sonunda restorantların fish marketten daha pahalı olduğunu anlıyorum.

Küçük bir şehir ve yüz ölçümü nedeniyle 1 günde rahatça gezilebilen ve insana keşke burda yaşasam huzur,güven ve rahatlık içinde yaşasam hissi veren bergen’den ayrılıp gemimize döndük.

3.Geiranger/Fyort nedir sorunun cevabının verildiği yer…

Norveç’e gidip fyortları gezicem diyen herkes mutaka buraya gelir.Paris eifel kulesi neyse, Geiranger ve Dalnisbaba işten fyortlarda o.

Sabah gemimiz hellisnty ye girdiğinde bende erken uyanmış ve fiyort denen herkesin peşinden buralara geldiği güzeelik nedir diye güverteye çıktım.Merdivenden geminin 15.katına çıkar çıkmaz gerçekten etkilendim.Sağımda solumda 1500 er metrelik dağlar ve ortadaki kanalda devasa gemimiz.Sadece insanların şaşkınlık ifadeleri,fotoğraf makinası sesleri ve sağlı sollu gürüldeyen şelaleler.Kahvaltıda olanlara neleri kaçırdıklarını söylemek (birazda üşümekten)içeri girip heyecanla bizi bekleyenleri anlattım.

Gemiden inip otobüslere geçtik,bundan sonrası şelaleler tröller ,tröller ve hurdallar:)

Trölleri duyduk da bu hurdal nerden çıktı derseniz yazımın devamında anlatıcam.Bu arada Grötli isimli otelde yemek yedik.İnanılmaz  şekilde fırında pişmiş somon harikaydı ve mükemmel bir çorba içtik.Sorduk kuşkonmaz çorbasıymış.

Grotli, 2695 Grotli, Norveç   otelin adresi…  bu otelde kalıp kafa dinleyelim ister derken Geiranger e inerken Dalnisabba ‘nın bir viraj altındaki fyort manzaralı oteli görünce başka otel olmaz dedim.Bu oteli gitmeden daha google maps’den bulup hayran olmuştum.Gözlerim onu ararken karşimda bulmak harikaydı.

Yolda onlarca güzel manzara da durup fotoğraf çektirdik.Yolumuz 15 virajla çıkılan dalnisaba dagı zirvesi.Yollar tek şerit ve devamlı aynı virajı ala ala zirveye çıkıyorsunuz.Zirveye yakın sağımız dağ solumuz uçurum cidden heyecan hatta korku veren bir şekilde devam etti.Zirve ise bence gezinin en güzel manzarasıydı.1700 metre yükseklkte dağın zirvesinden aşagıya fyorda baktık.Gemimiz balıkçı takası kadar hatta beza bir nokta gibi görülüyordu.O özel kıyafetler olsa yamaçtan atlayıp kuş gibi süzülmemek elde değildi.Biraz manzarayı izleyip fotoğrafları alıp aynı virajdan inerek Geiranger’e geldik.Gemi kıyıya yanaşamadığı için botlar taşıyordu.Burda da yine güzel hediyelik eşya ve kıyafet hatta post satan dükkanlar mevcut.

4.Flam

Evet Geiranger gibi Flam da gezinin doğa ağırlığı olan kısmıydı.Burda doğa biraz daha az ama Voss isimli sevimli kasabada yemek ve ordan kalkan tren sayesinde ayrıcalık kazandı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fiyortlar ve Norveç :Geleneksel gemi gezimiz

Artık geleneksel hale gelmiş olan gemi gezimizde bu yılki rotamız Fiyortar yani Norveç’ti. 10 kişilik kalabalık aile topluluğumuzun en küçüğü tabiki Emir’de ekipte yer aldı.Gemimiz yine MSC filosunda yer alan Orchestra isimli gemiydi.Daha önce yolculuk yaptığımız Magnifica ve Preziosa kadar büyük,yen, ve etkileyici olmasa da büyük salonları ile göz kamaştırıyordu. Tur operatörlerinin son Fiyortlar turuna […]