Milano-Nice gezisi:2.gün

2.Gün sabahına bizi ne kadar zor ve güzel gir günün beklediğini bilerek uyanmıştık.Planımızda önce duomo ve katedrali gezimiz vardı.Öğlene kadar sürecek bu gezi sonrası ünlü luini’s panzerotti’de   panzerotti yicektik ama bay luini  1 ay tadilata almış dükkanı.Öğleden sonra Castello Sforza ve en son Santa Maria Della Grazi’de   Leonardo Da Vinci’nin muhteşem eseri Son Akşam Yemeği’ni görücektik.Baştan uyarıyım eğer son akşam yemeğini internetten alsak yada rezerve etsek kişi başı yaklaşık 30 euro ödememiz lazımdı ama biz bilet kalmadığı için alamadık.İnternette tecrübelerini paylaşan arkadaşlarımız iptal biletlerinden bahsetmişti.Bizde işte gittik ve iptal biletleri bulduk.5 kişi 25 euro ödedik sadece.Evet 2.gün Milano gezimize başlıyorum,ilk durak Duomo Katedrali…..

Elifik ve duomo

Duomo katedrali baştan söyliyim Vatikan’daki San Pietro ‘dan sonra bizi en etkileyen Katedral oldu.Toledo katedrali’de şahaneydi ama burası bir adım önde.Bunda harika atmosferi kadar içindeki Kardinal mumyalarıda büyük rol oynuyor.İçerisi büyük,karanlık ama ferah.İçerde harika tablolar oymalar dışında harika bir heykel var.Bu heykeli 15 dakika inceledik.Bir hatırlatma bayanları kısa etek ve kolsuz kıyafetler ile içeri kesinlikle almıyorlar..

Bahsettiğim heykel

İçeriyi dolaştıktan sonra tabiki meşhur çatıya çıkmak istedik.Merdiven ve asansör olarak 2 yıol var.Merdiven de bedava değil,asansör kişi başı 4 euro pahalı.Yani kişi başı asansör 6.5 euro.Çıkış paralı iniş bedava:)Asansörle daha yarıya çıkıyorsunuz ama zor yarısı bitmiş oluyor.Çünkü çok dar bir merdiven.

Size tavsiyem çatıya Milano manzarası için çıkmayın çünkü güvenlik amacıyla tüm boşluklar teller ile kaplı ve çıplak gözle manzara çok çok zor.Ayrıca bizim gibi yaz gidiyorsanız kesin şapka alın inanılmaz güneş vuruyor ve spor ayakkabı giyin çünkü çatı çok kayıyor.

En üst noktada bulunan heykeller ise bence nefes kesiyor.Nasıl yapmışlar ve sonra nasıl tadilat görmüş insanın aklı almıyor.Çatıya çatıda bulunan heykel ve işlemeler için çıkmanızı tavsiye ederim.

Çıplak Gözle meydan manzarası çok zor:(

İşte benim nefesimi kesen eser..

Harika katedral gezimizden sonra Galeri vitt.Emanuel ‘i gezmek istedik.Bugünkü alışveriş merkezlerinin babası sayılan bu çarşı bugünkü beton yığınlarının aksine harika estetik barındırıyor.Tasarımı sayesınden 38 derecede bilr galerinin içersi esiyor ve serin.Çatısına hayran kaldık ve duomo’dan girince çarşının ortasında soldaki boğada dilek tutmayı ihmal etmedik.Boğanın malum yerinde 2 tur attık:)

Galeriyi gezdikten sonra sağ çıkış kapısından Leonardo heykelinin olduğu şirin meydana çıktık.Meşhur la scala operasının da bulunduğu bu şirin meydanda harika Leonardo Da Vinci heykeli önünde fotoğraflarımızı çektirdik.

Artık karımız açıkmış ve planımızdaki Luini’s Panzerotti’ye gitme zamanı gelmişti.Gittik ama Keyfine düşkün Luini 30 metrekarelik dükkanı 1 ay tadilat sebebiyle kapatmış.Bize Mc donalds amca yardım etti ve karımızı doyurduk.Şimdi Elifik tatlı istiyordu işte:Cioccolat italiani

Dondurma ve sıcak çukulataları harikaydı ama herkes il comato diye bir sey yemiş ve internette paylaşmıştı.Bende eşime bunu denemesini söyledim.Bizim poğça gibi ama içinde dondurma ilan fantastik bir tatlı.Denemelisiniz bence..

Karnımızı doyurmuş,tatlılarımızı yemiştik,artık öğleden sonraki kültür turumuz öncesi kısa bir alışveriş gezisi hakkımız vardı.Önce Duomo meydanındaki ferrari ziyaret yerimiz.Emir ve Faruk için hediyeler alındı.Klasik ferrari official shop’u ancak tek bir farkı vardı,buda mağazanın içinde gercek bir Ferrari yarış arabası bulunmasıydı.Alışveriş yapmak şartının yanında 4 euro da ücret karşılığında bu arabaya binip fotoğraf çektirebiliyorsunuz.Faruk en sevdiği yarış arabasına bindi,bol bol fotoğraf çekip video kaydı oluşturduk.Çok mutlu olmuştu:)

Daha sonra ara sokaklarda dolaştık,sokak gösterileri arasında Duomo’nun paralel sokaklarını gezdik.İlginç kitapcılar,sanat galerileri ve çocuk mağazaları vardı.Disney mağazası ise Emir için düzenlenmiş gibiydi.

Elifik yine uzmanlık alanını buldu:)

Kısa alışveriş bitmiş dinlenilmişti,şimdi ilk olarak iptal biletlerini alabildiğimiz Santa Maria Della Grazie’ye gitme zamanıydı.Eğer internetten bulup alabilseydik kişi başı yaklaşık 30 euro olan biletleri kişi başı 5 euroya hemde kilisenin kapısında bulabilmek güzeldi.

Duomo’dan metro ile kiliseye en yakın durakta indik.Kilise dışardan mütevazi ama çok zevkli,estetik görünüyor.Aslında bir manastıra benziyor bence.Biz zamanımız dar olduğu için hemen Son Akşam Yemeği’ni görme faslına geçtik.Ciddi bir güvenlik sistemi var,ikili kapılardan giriyorsunuz biri kapanmadan diğeri açılmıyor yani sizi birkaç saniyeliğine hapseden bir sistem.Eser eskiden yemekhane olan odadnın girince sağ tarafındaki duvarda.Tüm duvarı kapsayan ama yağlı boya gibi canlı değil,fresk deseniz değil sanki slayt makinesinden yansıyor gibi,bahsedildiği gibi resmin başından çok sey geçmiş ve ancak bu kadar korunabilmiş.Ama karşısında oturup O’na bakmak ayrı bir hiş veriyor insana.Resmin detaylı hikayesini bu linkten bulabilirsiniz www.geziyazıları.net/leonardonun-son-aksam-yemeği/

Karşı duvarda aslında hiçte yabana atılmıcak bir resim daha var ama yanlış esere komşu olmanın talihsizliğini yaşıyor:)

Santa Maria Della Grazie

15 dakika hakkınız var.Bu süre dolunca görevliler kibarca sizi kovuyorlar:) Çıkmama biraz daha kalma şansınız yok.Ama benim gibi orta derecede sanatseverler için yeterli zaman diyebilirim.

Kiliseden çıkınca yine metro ile Castello Sfroza’ya gittik.Bu kale çok güzel ama anlatılcak inanılmaz bir özelliği yok.Tarihi eser fıkarası Milano’da gidilmesi gereken bir yer.(roma’ya kıyasla tabiki:)

Kalenin girişindeki fıkiye ve havuzlar gelenlerin serinleme mekanı olmuş.Kale girişindeki hendekler çok ilginç,sanırım kale olarak kullanılırken kale yapay bir ada şeklindeymiş ve buda düşmanların girmesini zorlaştırıyormuş.Kalenin girişi ücretsiz ama müzeler ücretli.Kalenin arkasından başlayan park ise tek kelimeyle harika.Top oynuyanlar,güneşlenenler,dinlenenler,havuzlarda balıklar ördekler herşey harika bu parkta,insan neden bizde yok diyor görünce.

Bu gezilerden sonra yorgunluk ayaklardaki pişikler yüzünden planladığımız Brera sanah galerisi turunu iptal ettik.

Otele geldik 2 saat dinlenme konusundan hemfikir olduk.Akşam Kendingez’deki yazılardan bulduğum Ristorante GALAFURİA’YA gitmek üzere odalara çekildik.

Bu restorant Duomo’ya çok yakın olması bizim hem güzel bir italyan lokantasında yemek yemek hemde Duomo’nun gecesinin tam olarak yaşamak içinkaçırılmaz fırsattı.

Duomo’nun ve Galeria Vittoria Emanuel’in olduğu meydanda gece çok daha güzel.Sokak gösterileri ve ışıklandırmalar çok güzeldi.

Restorant ise bizce Sabatini kadar güzel olmasa da İtalyanların gittiği güzel bir restoranttı.Fiyatları ise makuldu.İlginç olan tortellini’yi restoranın şefi bilemedi,istediğimiz ravioli ise bizim bildiğimiz tortelliniydi:

Bize göre tortaliniye yakın Raviole 🙂

Glafuria Unione

  • Adres: Via dell’Unione, 8, 20122 Milano, İtalya
    Telefon:+39 02 866103

Mükemmel Duomo

Yemeğimizi yemiş,gecenin tadını cıkarmiş artık yarınki Como gölü,outlet gezisi ve akşamki Navigli gezimiz için otele dönüp dinlenme vakti gelmişti…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fiyortlar ve Norveç :Geleneksel gemi gezimiz

Artık geleneksel hale gelmiş olan gemi gezimizde bu yılki rotamız Fiyortar yani Norveç’ti. 10 kişilik kalabalık aile topluluğumuzun en küçüğü tabiki Emir’de ekipte yer aldı.Gemimiz yine MSC filosunda yer alan Orchestra isimli gemiydi.Daha önce yolculuk yaptığımız Magnifica ve Preziosa kadar büyük,yen, ve etkileyici olmasa da büyük salonları ile göz kamaştırıyordu. Tur operatörlerinin son Fiyortlar turuna […]