Avrupa > İtalya

Roma-Floransa-Venedik

Avrupa > İtalya

Kategorisi: Genel     |     Gezi Tarihi: 15 Ağustos 2010 Pazar     |     Yazı Tarihi: 07 Aralık 2011 Çarşamba

 

Eşimle 2010 yılının yaz tatili için klasik Floransa-Roma-Venedik turunu planladık ve gerçekleştirdik.Turumuz İstanbul Atatürk havaalanından kalkan THY uçağıyla başladı.Programımız şöyleydi:

 

1.GÜN:VENEDİK

 

2.GÜN:VENEDİK(GARDA GÖLÜ –SİRMİONE)VERONA

 

3.GÜN:FLORANSA

 

4.GÜN:FLORANSA(SİENA)

 

5.GÜN:ROMA

 

6.GÜN:ROMA:(NAPOLİ-POMPEİ)

 

7.GÜN:ROMA

 

 

İlk olarak oldukça doyurucu ve keyifli bir programdı.Yazıma başlamadan size birkaç önerim olacak.Sizlere konaklama ve yeme içme yerleri hakkında detaylı bilgiler sunucam.Çünkü bu destinasyonun tarihini herkes biliyor.

 

İlk tavsiyem,Roma ve Floransa da konaklayacağınız oteller bence kesinlikle şehir merkezine yakın olsun.Roma da metro çok kolay kullanımlı ama yinede merkeze  yakın oteller seçin.Venedikte zaten merkezde kalmak imkansız gibi olduğu için uzak alanda lidoyu tavsiye ederim.Biz Noventa di Piave de kaldık.Çok küçük bir kasabaydı yani akşamlarımız boşa gitti.Lido ise çok hareketlidir.

 

İkinci tavsiyem rehberinizi iyi araştırın çünkü tarih anlatmından,restorant tavsiyelerine birçok konuda çok alternatif barındırdığı icin bu destinasyon iyi bir rehber ihtiyacınız var.

 

VENEDİK (ruhumun kaldığı 3 sehirden ikincisi)

Yazıma başlamadan Venedik’i görüp tekrar gelmek istememek imkansızdır.Biz biraz şans oldu ama bu yıl Msc ile ege Adriyatik turu sayesinde tekrar gördük.Şimdi hayalimiz gecesini görmek.

 

 

Sabah Venedik havalimanına indiginde uçağımız,en büyük korkum sıcaklıktı.Çünkü İstanbul 38 dereceydi bir gün önce.Uçaktan indiğimizde saat 12 gibiydi ve sıcaklık sadece 27 derece harika bir yaz havası vardı.Nem yok denecek kadar azdı(bu  hava biraz roma da sıcaklık artsada boyleydı.ama 2 yer de inanılmaz sıcaklıga maruz kaldık.3.tavsiyem buralara şapkasız şemsiyesiz gitmeyin.)İlki Venedik e vapurla  geciyoruz ilk indigimiz vaporettoların kalkış yeri akşam saatinde inanılmaz güneş alıyor.Doğal olarak gölge yapıcak bisey olmadıgı icin kavruluyorsunuz.2.yer ise sonra anlatırken söylicem.bu bahsettiğim yerde inip Venedik turumuz başlıyor.Hemen vaporetto da indiğimiz yerde cok güzel bir cam atölyesi var.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Atölyeye girip camdan eşyaların yapılışını izliyorsunuz.Bu sırada bircok hediyelik eşya satana magaza var.Genellikle oranın ünlü murano camlarını satıyorlar.Gerçek murano lar cok pahalı gerçek diye sahtesını almamaya dikkat edin cidden murano arıyorsanız.

 

Biliyorsnuz Venedik 118 adanın köprülerle birbirine bağlanmasıyla oluşmus  biryer.Tarihte birçok büyük insan yetistirmis zamanın ticaret merkezi.Cenevizlilerle çetin bir rekabete girip galip  gelmesini bilmiş yüzyıllarca deniz ticaretini elinde tutmayı başarmışlar. Marco Polo ve Kazanova da burada doğmuş populer tarihi şahsiyetler.

Cam atölyesinden çıkıp sola doğru yürüyerek 2-3 köprü geçtikten sonra AH”LAR KÖPRÜSÜ(İÇ ÇEKİS KÖPRÜSÜ )geliyoruz.burası adliye binasıyla cezaevi arasında kı gecit.Mahkum olanlar dışarıyı en son bu geçitte görebildikleri için köprüye bu isimleri vermişler.Venedik cezaevi yani zindanları cok büyük miktardaki rutubetten dolayı içeri girenin çıkamaması ile ünlüymüş.Çıkabilen tek kişi ise Kazanovaymış.artık kimden torpili oldugunu siz hayal edin.

 

 

 

 

İç çekiş köprüsünü geçince artık Meşhur SAN MARCO Meydanına geliyoruz.Bizi meydanın girisinde 2 kule karşılıyor.Tepesine San Makro”yu temsil eden kanaltlı aslanlarvar.Meydana girince sol da meşhur çan kulesı sagda ise San Makro bazilikası var.Çan kulesine ben 2 seferdir çıkamadım ilkinde tadilattaydı,2. ise cok sıra vardı.3.kez gidersem mutlaka çıkıp Venedik fotografımı çekicem.

 

 

San MARKO bazilikası ise meşhur bronz atlarıyla ünlü.Gerçek bronz  atlar icerdeymıs gorduklerınız ise taklitleri.Atların bizim açısından önemi ise atların maalesef istanbul sultanahmetten getirilmiş olması.

 

 

San Makro meydanı cok genis ve tarihi bir meydan PLAZA MAYOR a benziyor.içinde bircok hediyelik eşya satan magazayı barındıyor.Florian cafe ise meydanla artık özdeşleşmiş.biz tam karşı taraftaki gigli adı cafe yi sevdik.Tiramisu venedikten farklı yapılıyor.Size giglinin tiramisu sunu öneririm.

 

 

 

 

 

San Marco meydanından içeri girdigimizde servizo gondole yani gondol turlarının başlangıç noktasına geliyorsunuz.Bu nokta iyi bir nokta ordan başlayıp büyük kanalda bir tur atıp aynı yere dönüyor ücret 20-30 euro arası sayınıza göre değisiyor.

 

 

 


 

Venedikte yemek icin bence büyük kanalda karşıda bulunan rialtoya bakan 2-3 restoranttan birini seçin.Evet biraz pahalı ama Venediğe kac kez geliceksiniz ,gelmişken meşhur RİALTO köprüsüne bakarak yemenin keyfi için fark ödemek deger.Ayrıca biz karşı tarafa çıkınca 2. resorantta kanal üstünde pizza yemeyı becerdik.Normalde pizza yicekseniz sizi sokak içi masalara atıyorlar.

Serbest zamanınızda Venedigin dar sokaklarını gezin,harika kitapevlerini-kırtasiyelerini dolaşın ve sakın erken vaporetto buluşma noktasına gitmeyin akşam güneşini yemeyin.Sakın geç de kalmayın mahsur kalırsınız.

 

Venedik te 3 şey

1-Büyük kanalda rialtoya bakan restoran da yemek

2-San marco meydanında gigli de tramisu

3-Kanallarda gondol turu

 

Biz bu turda merkezi oteller seçenegini almıstık.Venedikte sehire 60 kmuzaklıkta Noventa di Piave Venezia “da kaldık.2 fiyatlı turduk burda otellerımız yan yanaydı ama bizimkisi 4yıldızlı cok yeni bir oteldi adı base to work hoteldi.Diger otel ise base to stay hoteldı.

 

 

 

otelden 500 metre yürüyünce kasabaya geldık .Rehberimiz İnanç bey in tavsiyesiyle çin çin adlı pizzacıya gittik.Hayatımda yedigim en güzel odun ateşinde pisen İtalyan pizzasını yedim.İnanın zamanım olsa orası için yine italyaya giderim.pazartesi akşamları kapalı oldugu icin ilk akşam rehberi dinlemeyenler pzt aksamı bir heves gittiler ama havayı aldılar.

 

 

 

Size adresi:

Pizzeria Ristorante Cin Cin

Via Calnova, 22, 30020 Noventa di Piave Venezia, İtalya

+39 0421 658691 ‎

 

2.gün rotamız verona şehrineydi.Rome&juliet in yaşadıgı sehir olarak ünlenen şirin ve güzel İtalyan şehrine.Verona nın Colessium a benzeyen güzel bir arenası var.Bu arena meydanda.Çevresinde ise gercekten hesaplı ama cok lezzizve kaiteli kafeler var.Burada da tiramisu denedik.

 

 

     

 

 

 

 

 

 

Romeo ve julıet ın evlerını gezdikten sonra garda gölüne gittik.

 

Yol üstündeki Sirmione kasabası ve garda gölü bence rüyalarda yaratılmıs gibiydi.Temiz şirin düzenli huzur veren yemyeşil bi kasaba.Değişiklik isteyenler icin verona-sirmione turu yapılabılir.

 

 

 

3.gün artık yola çıkma vakti gelmişti.Rotamız Floransaydı.Otobüs yolculugunu cok severim çünkü bir ülkenin kültürünü yollarda molalardakı tesisilerde anlarsınız.İtalyada heryer otogril adı verilen tesislerle kaplı.İçinde cok çesit ve leziz şeyleri barındıran yol ustu tesıslerı ama bence cok başarılı.

Floransa ya öğle saatlerinde vardık.Şehir girişinden çok sıradan basit bi şehre geldiğiniz kanısına varıyor insan.Oysa Rönesans ın başkentine girişte bile fark arıyor insan.Otellere geçmeden Davut  heykeline çıkardılar bizi.İşte ordan şehrin en yüksek noktasından Floransa yı tüm güzelligiyle görüyorsunuz,Şehir-nehir köprüler ve ponte vecchio.

 

 

 

Floransa Leonardo başta olmak üzere bircok şair ressam düşünür yetiştirmis gerçekten rönesansın başkenti.Şehrin tarihi dokusuna dokunulmamış.Uzun dönem tüm bu bölgeleri yöneten medici alesi de burda yaşamiş ve bircok eser bırakmış.Şehrin kalbınde Medicilerin sarayı ve yönetim binaları olan evlerı zaten .Hemen yanında pote vecchio ya cıkanyolda UFFİZİ MUZESI  görülmeye deger.

 

 

 

Yemek konusunda kesinlikle ristorantelerde degil  TARATTORİA larda yiyin.Ailelerin işletmelerini yaptkları küçük şirin ama herseyi lezettli olan ekonomik lokantaları.Burda metro agı uygun degıl bence otelın merkeze yakın olması  ıyı olur.BİZ LEONARDO DA VİNCİ  HOTEL DE kaldık.Meydana 15 dakikaydı yürüyerek. Diger grubun 30 dakıkaymıs onlar bayag yoruldular her aksam.Floransa nın en guzel nesı dersenız bız sıze gecesı deriz.Her sokakta baska bir pandomım sanatcısı komedyenı sarkıcı akrobatı.Hic bir yere girmeden sokaklarda saatlerce dolasabılırısinız.Yılbaşını hayal edemiyorum burada.

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

Öğle yemeğini yemek için rehberimizin eşliğinde bir restorana gittik. Floransanın meşhur yemeği biftega fiorantina yedik. Et gerçekten çok güzel görünüyordu ancak içi iyi pişmemişti.Eşim yiyemediği için makarna istedik ona. Bende yiyebildiğim kadarını kendim yedim.Görsel olarak yediğim en muhteşem etti.Fakat az pişsin demek gibi bi hata yaptım.Et sadece 10 sn ye ateşe değmiş gelmiş.İçi kıpkırmızıydı.Çok açtım restorant da loştu ben yarısını yiyince gördüm içini.Bence güzel pişmiş biftega fiorentina et severler mutlaka denemeli.

 

Buranın en meshur pastanesi   Gilli.Oradan dumduz saga ılerleyınce Pazar ve meshur domuz heykelıne  gelıyorsunuz.Dilegınız gerceklesmesı ıcın domuzun burnunu sevıp para atıcaksınız cemse duserse tamamdır.ben yaptım ve tuttu dılegımde 3 ay sonra umarım gerceklesıcek.bu arada  domuzun burdu oksanmaktan renk degıstırmıs dıkkat edın.

 

Bugünkü durağımız ise PİSA kulesiydi.Sanırım mimari hatası nedeniyle dünyanın en ünlü kulesi olan bu tarihi eseri duymayan yoktur.Yol boyunca rehberimiz bize Pisa kulesini ve tarihini ve yanlışlığın nasıl durduruldugunu anlatmıştı.Gittiğimizde biz sadece bir kule beklerken bizi bir  tarih kompleksi karsiladı.Pisa kulesının yanındaki kilise bence en az kilise kadar etkileyiciydi.

 

 

 

Daha sonra toscana bölgesine san gimignano ya gittik oradanda siena ya.Toscana bölgesi pastoral ve tarım turızm ın bolgesı olmuş.İnsanlar köy yaşamını hissetmek için bu bölgedeki çiftliklere gidiyorlar.Gündüz çiftlik te çalısıp akşam şarap ve yemek ziyafeti  yapıyorlarmış.At eti burada çok meşhur.Özel eti için yetiştirilmiş at eti çiftlikleri mevcut.

 

 

 

San gimignano ise ortaçag dan kalma halini tamamen korumus harika bi kasaba.İnsan cidden kendini o devirlerde hissediyor.Burada dünyanın en iyi dondurmacısı mevcut.Bill Clinton  dahil biçok  ünlü gelmiş.Meydandaki dondurmacı mutlaka deneyin.Kendine has dar sokaklarda saatler nasıl geçiceğini anlıyamazsınız.Dondurmacı nın yanındakı sokak basında küçücük bir pizzacı var.Makinede yapıyor ama orda acıkırsanız deneyin oldukça başarılı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Siena ise yine orijinal halini korumuş çok keyifli bir şehir.Bu şehrin 7 mahallesi var.Bu mahallelerin de kendi adları mevcut.Örnek kaplumbagalar,salyangozlar gibi.Bu mahalleler yılda bir kez siena meydanında Palio cup adı altında at yarışı yapıyorlar.7 at egersiz dar meydanda sadece 1 tur atıyorlar.Kazanan mahallenın flaması bır yıl tüm sokaklarda asılı kalıyor.Biz gittiğimizde heryer sarı  lacivert salyangozlardı.

 

 

Sienada da tiramisu yedik ve eşime göre yediği en güzel tiramisu buradaki ama bana sorarsanız bence en güzeli venedikteydi.

 

 

Firenze de yapılacak 3 şey

1-Biftega fiorentina yenilcek

2-Floransa sokaklarında gece eğlencesi

3-Uffizi müzesi gezilcek.

 

Floransa dan sonra sondurağımız ROMA ….

Uygarlıkların beşigi Roma’da 4 gün geçircektik.Floransa’dan Roma’ya çok keyifli 5 saatlik bir otobüs yolculuğu ile geldik.Roma’ya girer girmez tarihin sayfalarından geçmeye başlıyorsunuz.Biz Roma’ya gelir gelmez randevumuz olduğu için Vatikan a daha doğrusu San Pietro Bazilikasına gittik.Anlatmama gerek yok bence tek kelimeyle muhteşem bi yer.Dini açıdan değil sanat açısından da harika.Bazilika içindeki Michelangelonun “merhamet heykeli”  hayatımda gördüğüm en muhtaşem heykeldi.2 saat nasıl geçti inanın anlamadım.

 

 

 

 

 

 

Vatikan’dan sonra otobüsümüzle,Başta 2.Emmanuel anıtı,Colessium,forum,aşk çeşmesi ve İspanyol basmaklarını gezdik.2 saat süren yarı mobil yarı yürüyüşlü panoromik şehir turumuzdan sonra otelimiz Regio’ya geldik.Hotel Regio temiz merkezi 3 yıldızlı bir oteldi.Roma da da metro çok gelişmiş bu yüzden istediğimiz her yerin yanında metro durağı mevcuttu.

 

 

Biz otele geldikten sonra 2 saat dinlenip,elimize şehir haritasını aldık ve Regio hotelden Colessium ordan forum ordan Trevi fontana(aşk çeşmesi)ordan spagna(İspanyol basamakları) yürüdük.Ordan da otelimize geldik.Hesaplamayın tam 6.5 km yürüdük ve ayaklarımız yara oldu.Ama inanın değdi.Roma yı yaşadık.Roma gecesi Aşk çesmesi ve İspanyol basamaklarında çıkar.Roma genel olarak tarihi binalardan dolayı renksiz ve karanlık bir şehir.Bu dediğim 2 yerde ışıklandırma ve insanlar mevcut.

 

 

 

 

 

 

 

Yemek için ispanyol basamaklarının tam karşısındakı aralıgın başındaki ilk tarattoria  çok tavsiye ediyorum.Raviolesi ,tottellinisi ve Caprice i harikaydı.Biz 2 gece burda yedik.Fiyat ise 2 kişi icin 50 euro yoktu.Kuzeyden güneye indikçe İTALYA’da fiyatlar ucuzluyordu.

 

 

Ertesi gün Napoli-Pompei turumuz vardı.Sabah yine erken kalktık. Pompei ye yola çıktık.Pompei bildiğiniz gibi Vezüv yanardağının patlaması sonucu lavların altında kalmış ve olduğu gibi korunmuş tek roma şehri.1700 li yıllarda bir ev yapılırken hazırlanan temel çalışması sırasında keşfedilmiş.İnsanların ,yolların ,evlerin aynen taşlaşmış olması burayı dünyadaki en orjibal ve tarihi yerlerden biri yapıyor.3 saat Pompeyi gezmemizden sonra Napoli’ye gidiyoruz.

 

 

 

 

Napoli tipik bir akdeniz şehri.Şehre girer girmez birçok villa şeklinde ev ve binlerce uyduruk uydu anteni görüyorsunuz.Bize benziyordu yani:)Napolide çok zaman kaybetmedik,şehri gezdik,makarna alışverişimizi yaptık(bu alışverişinizi buraya saklayın,sarayın tam karşısındaki küçük dükkan gerçek italyan makarnalarını satıyor)

 

 

Akşam bu kez metro ile spagna ve aşk çeşmesi bölgesine gittik.Diğer turistlerle birlikte sokakta saatler geçirip otelimize döndük.

Ertesi gün dönüş yolumuz vardı.Güzel ve ÇOK gezilmiş bir tatilin yorgunluğundan dolayı eve gidip dinlenme fikri çok güzeldi.

 

İtalya’ya gidin ,bol bol gezin,dediklerimi yiyin,fotograf çekin.Bunların hepsini bol bol yapın ,çünkü çok kısa bi süre sonra İtalya’yı özliceksiniz….

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fiyortlar ve Norveç :Geleneksel gemi gezimiz

Artık geleneksel hale gelmiş olan gemi gezimizde bu yılki rotamız Fiyortar yani Norveç’ti. 10 kişilik kalabalık aile topluluğumuzun en küçüğü tabiki Emir’de ekipte yer aldı.Gemimiz yine MSC filosunda yer alan Orchestra isimli gemiydi.Daha önce yolculuk yaptığımız Magnifica ve Preziosa kadar büyük,yen, ve etkileyici olmasa da büyük salonları ile göz kamaştırıyordu. Tur operatörlerinin son Fiyortlar turuna […]